Tutmak kelime anlamı nedir ne demek " tutmak " kelime anlamı

Kelime Dili : Türkçe
Anlamak, farkına varmak Avlamak

Örnek :

Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz." R. H. Karay İzlemek zapt etmek MASH Benimsemek, beğenmek Bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak Kaplamak Uygun gelmek, çelişmez olmak Herhangi bir anlayışla girişmek Hürriyetinden mahrum edip bir yere kapamak, tevkif etmek Etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek Dokunmak; etkisini göstermek İçine girmek; girişmek, yapmak Hizmetine almak veya kiralamak Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj Ay başına kadar bana ödünç versene." M. Ş. Esendal Biriktirmek, tasarruf etmek

Örnek :

Sen metelik tutuyorsun gibi geliyor bana Bir sanat eseri geniş ilgi görmek Yemek hafifçe yanmak Ağrımak, sancımak, musallat olmak Saymak

Örnek :

Kadınların başında gördüğünüz bürümcükten, iç çamaşırlarından tutunuz da entarilik kaba pamuklulara kadar hepsi Osmanlı malı idi." F. R. Atay Ele geçirmek, yakalamak Elde bulundurmak, ele almak Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, gölgelemek, markaja almak Avlamak Bağlamak Asılmak, kuvvetlice sarılmak Kaplamak, sarmak, bürümek Yönelmek Bırakmamak Bir kimsenin yerini almak Dokunmak, hasta etmek Saymak Durdurmak, blokaj Biriktirmek, tasarruf etmek Hafifçe yanmak İşgal etmek Sunmak Alacağa (veya vereceğe) saymak Var saymak, farz etmek Herhangi bir durumda bulundurmak Para toplamı...e varmak Yaklaştırmak Bir yerde kalmasını sağlamak Giyinmesine yardım etmek İş görebilmek Beklenen sonucu vermek Ulaşmak, varmak Kaplamak, sarmak, bürümek

Örnek :

Hey başları duman tutmuş dağlar, hey!" Halk türküsü Kocası olmak Dokunmak Girişmek, yapmak

Örnek :

Askerden sonra ne iş tutacağını bilmemek kahrediyordu Yusuf'u." S. F. Abasıyanık Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek Yazı geçireceğim." P. Safa Beddua etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek

Örnek :

Avradın ilenci tutarsa senin iki gözün kör olacak." M. Ş. Esendal Ağrımak, sancımak, musallat olmak

Örnek :

... poker oynanıyor Para toplamı ...e varmak Ulaşmak, varmak

Örnek :

Hayvanlar, Bağdat caddesini tutmuş, çalakamçı ilerliyor." S. M. Alus Başı tutuyor, komşu doktorun hizmetçisini çağırıp çenesini ovduruyor." M. Ş. Esendal Yenilirse kızıyor Hizmetine almak veya kiralamak

Örnek :

Burada bir kat tuttum Uygun gelmek, çelişmez olmak

Örnek :

Bir talih eseri olarak ondan gelen cevap benim kendi bulduklarımı tuttu." R. N. Güntekin Hürriyetinden mahrum edip bir yere kapamak, tevkif etmek

Örnek :

Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir." S. F. Abasıyanık Yanında bulundurmak, alıkoymak Ele geçirmek, yakalamak

Örnek :

Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı." Ö. Seyfettin Elde bulundurmak, ele almak

Örnek :

Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu." Ö. Seyfettin Kaplamak

Örnek :

Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir." T. Buğra Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak

Örnek :

Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları." S. F. Abasıyanık Gereğini yapmak, yerine getirmek Benimsemek, beğenmek

Örnek :

Ama öylelerini de çevresinde kimse sevmemiş, tutmamıştır." T. Buğra Desteklemek, birinden yana çıkmak Denetimi ve yetkisi altına almak Uğramak Herhangi bir durumda bulundurmak

Örnek :

Seksen bir yaşında da olsa çalışmak insanı zinde tutuyor." H. Taner Bir cümlede fiilden önce ve fiilin kipinde veya sıfatfiil durumunda kullanıldığında o fiilin anlattığı işin çok beklenmediği, umulmadığı veya çok uygun düşmediği hâlde yapıldığını anlatır Sunmak. İşgal etmek. İzlemek

Örnek :

Tepeden inince Değirmendere'ye hâkim bir iz tutacaksınız." R. H. Karay Giyinmesine yardım etmek

Örnek :

Kucaklaşma sahanlıkta başlar ve ayakkabılarını çıkarıp karısının tuttuğu terliklerini giyene kadar Serdar'ın kolları boynunda kalır." T. Buğra Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak Kayıt, zabıt, not kelimelerine "etmek" anlamıyla yardımcı fiil olarak katılır Alıkoymak Bırakmamak

Örnek :

Baba sesini çıkarmadı, hatta öksürüğünü bile galiba tuttu." P. Safa Otobüs, vapur, uçak vb. dokunmak, hasta etmek Bir kimsenin yerini almak

Örnek :

Bak azizim, dedim, ben senin yerini tutamam." Y. K. Karaosmanoğlu Asılmak, kuvvetlice sarılmak

Örnek :

Üç kişi tutarlarmış da onu pencerenin önünden çekemezlermiş." P. Safa Yönelmek

Örnek :

Oyuncular ağır ağır soyunma odasının yolunu tuttular." H. Taner Sürmek, zaman almak Ya yeşerir ya yeşermez." Ş. Rado. İş görebilmek

Örnek :

Eli ayağı tutsun, açlıktan ölmesin, yeterdi ona." T. Buğra Yaklaştırmak

Örnek :

Biraz toz olsa mendilini burnuna tu(Tarih) " A. Ş. Hisar Alacağa veya vereceğe saymak Hedef olarak almak Var saymak, farz etmek

Örnek :

Haydi tutalım babasının bir günahı vardı, çekti." M. Ş. Esendal Edinmek, peyda etmek Kullanmak Tohum ya tutar ya tutmaz Beklenen sonucu vermek

Örnek :

Toprağa atılan her tohum bir ümittir Başlamak Bağlamak

Örnek :

Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım." B. S. Erdoğan Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak Tutuklama AHZ Tutmak işi zapt Geçici işçi, yanaşma, uşak, hizmetçi Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun davranışına engel olma, gölgeleme, markaj Destekleme
Not : Bu sayfa üzerinde tutmak kelime anlamı gösterilmektedir. tutmak kelime anlamı nedir ? tutmak ne demek ? Sözlük anlamı nedir ? gibi sorulara bu sayfa üzerinden cevap bulabilirsiniz. Ayrıca tutmak kelimesi ingilizce almanca çevirisi ve anlamı bu sayfa üzerinde gösterilmektedir. Sözlük Bu ekibi olarak kelimelerin en anlaşılır anlamlarını eklemeye çalışıyoruz. Burada yer alan tutmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çeviri işlemlerini, imla klavuzu hatalarını, yazım veya sözlük hatalarını lütfen bize bildiriniz. ( tutmak kelime anlamı nedir ne demek ? )

" tutmak " eş anlamları

  • tutmak
  • beğenmek
  • benimsemek
  • yapmak
  • girişmek
  • varmak
  • gerçekleşmek
  • dua
  • beddua
  • musallat olmak
  • sancımak
  • ağrımak
  • farz etmek
  • varsaymak
  • yaklaştırmak
  • çelişmez olmak
  • alıkoymak
  • bürümek
  • sarmak
  • ulaşmak
  • sunmak
  • işgal etmek
  • izlemek
  • yönelmek
  • hasta etmek
  • vapur
  • otobüs
  • tasarruf etmek
  • biriktirmek
  • blokaj
  • askerlikte
  • başlamak
  • bağlamak
  • bırakmamak
  • kaplamak
  • yakalamak
  • avlamak
  • uğramak
  • tevkif etmek
  • kullanmak
  • kalmak
  • kırağı
  • zaman almak
  • markaja almak
  • ele almak
  • yerine getirmek
  • yerine gelmek

" tutmak " kelimesine benzer sonuçlar

tutmak, -ar kelime anlamı nedir ne demek ? tutmak, -ar

elde bulundurmak, elle kavramak, ele almak. // ele geçirmek, yakalamak. // avlamak. // anlamak, farkına varmak. // yanında bulundurmak, alıkoymak . // özgürlüğünden yoksun edip bir yere kapamak, °tevkif etmek. // kaplamak . // (kırağı, çiğ, kar için) bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. // denetimi ve yetkisi altına almak. // desteklemek, birinden yana çıkmak.

tutmak ( ya da aklından tutmak) kelime anlamı nedir ne demek ? tutmak ( ya da aklından tutmak)

bir şey düşünmek.

" tutmak " kelimesi içeren ata sözleri

Dt sürü para (akça) kazan. Ata Sözü Dt sürü para (akça) kazan.

Ekmek parası kazanmak için it sürümek gibi bir is tutmak bile ayıp değildir.

Yiğit meydanda belli olur. Ata Sözü Yiğit meydanda belli olur.

Sözle atıp tutmak kolaydır. Asıl marifet, is basında kendini göstermektir.

Sayfa başına dön