Çekme kelime anlamı nedir ne demek " çekme " kelime anlamı

Kelime Dili : Türkçe
MATL Parmak veya mızrapla çalınan çalgı Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekmece

Örnek :

Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü." H. Taner Çekmek işi

Örnek :

Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı." C. Uçuk Çekmek işi Düzgün biçimli. Çekilerek giyilen veya kullanılan

Örnek :

Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı." R. H. Karay Kızı zorla, isteği olmadan kaçırmak Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekmece İş yaparken giyilen bir tür şalvar Çekilerek giyilen veya kullanılan Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi Düzgün biçimli ME'V MATV METR METY NATNATA MAHT METT MAGT MATT MASH HALC MA'D MA'Z SEF' GARM ŞEBH SEHB TECRİR Tedavi amacıyla uygulamak Üzerine toplamak Taşıma gücü olmak Öğütmek Düzenleyip yürürlüğe koymak Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak Masrafını karşılamak, masrafını çekmek, ikramda bulunmak Yüklenmek, üzerine almak, etkisi altında bulunmak Ağırlığı olmak Herhangi bir engel kurmak İmbik yardımı ile elde etmek Çizgi durumunda uzatmak Söylemek Yollamak Asmak Emip dışarıya çıkarmak İyice pişmiş duruma gelmek Dayanmak, katlanmak Sürmek Örtmek, giymek Yürütmek, sürmek İçki içmek Ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek Sıkıştırmak Herhangi bir anlama almak Bir duyguyu içinde yaşatmak Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek Tıpkısını yazmak veya çizmek Herhangi bir engel kurmak

Örnek :

Derenin kış yaz kurumayan suları böğürtlen fidanlarını yükseltmiş, iki tarafa yemiş dolu bir koyu çit çekmiş." R. H. Karay. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak

Örnek :

Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim diye bekleşiyorlar." S. F. Abasıyanık. İmbik yardımı ile elde etmek. Çizgi durumunda uzatmak

Örnek :

Kirpiğine sürme çek / Kına yak parmağına." F. N. Çamlıbel Döşemek Tartıda ağırlığı olmak

Örnek :

Tartsaydınız kırk, kırk beş kilodan fazla çekmezdi." P. Safa Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak Hoşa gitmek, sarmak Dikkat, ilgi vb.ni üzerine toplamak

Örnek :

Bu kadın iyi terzi elinden çıkmış koyu renk elbiseleri içinde biçimli vücuduyla az sonra dikkati çeker." R. H. Karay Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerinde tespit etmek Yüklenmek, üzerine almak, etkisi altında bulunmak

Örnek :

Senin yüzünden bir hâl olursa, azabını ömrün boyunca çekersin, ağabey..." H. Taner Sekiz yaşından beri çekiyordum." P. Safa Bir yerden başka bir yere taşımak Germek. İçine almak, emmek Taşıtı bir yere bırakmak, koymak Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek

Örnek :

Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı." R. N. Güntekin Bir amaçla ortadan kaldırmak Solukla içine almak

Örnek :

Beş defa yutkunup üç defa burnunu çektikten sonra anlattı." B. R. Eyuboğlu. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak

Örnek :

Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi." T. Buğra Güç durumlara dayanmak, katlanmak

Örnek :

Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak Atmak, vurmak Kaçan ilmeği örmek Masrafını karşılamak, masrafını çekmek, ikramda bulunmak

Örnek :

Beni lokantasına götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti." H. E. Adıvar Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak Yollamak

Örnek :

Çektikleri telgrafı babasıyla annesi, bakalım, alabilecekler mi?" A. İlhan Boya, badana vb. sürmek Kayığa tehlike bayrakları çektik." Halikarnas Balıkçısı Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek Bırakmak, koymak Üzerinde bulunan bir silâhla saldırmak için davranmak Solukla içine almak İçine almak, emmek Germek Demir attık Asmak

Örnek :

Açıkta durduk Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek

Örnek :

Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur." T. Buğra Yürütmek, sürmek

Örnek :

Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın." Y. K. Beyatlı Bir duyguyu içinde yaşatmak

Örnek :

Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum." R. H. Karay. İçki içmek

Örnek :

Çok kimse rakısını bağında çekiyordu." F. R. Atay Herhangi bir anlama almak. Örtmek, giymek

Örnek :

Yorganınızı başınıza çeker ve uykunuza devam edersiniz." R. H. Karay Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek Söylemek

Örnek :

Bir nutuk çekmeğe başlarken birdenbire yutkunmuş susmuştu." Y. K. Beyatlı Daralıp kısalmak Yol, ay sürmek

Örnek :

Sevmediğim ayların çoğu otuz bir çeker, uzundur." B. Felek Geri almak
Not : Bu sayfa üzerinde çekme kelime anlamı gösterilmektedir. çekme kelime anlamı nedir ? çekme ne demek ? Sözlük anlamı nedir ? gibi sorulara bu sayfa üzerinden cevap bulabilirsiniz. Ayrıca çekme kelimesi ingilizce almanca çevirisi ve anlamı bu sayfa üzerinde gösterilmektedir. Sözlük Bu ekibi olarak kelimelerin en anlaşılır anlamlarını eklemeye çalışıyoruz. Burada yer alan çekme kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çeviri işlemlerini, imla klavuzu hatalarını, yazım veya sözlük hatalarını lütfen bize bildiriniz. ( çekme kelime anlamı nedir ne demek ? )

" çekme " eş anlamları

  • çekme
  • çekmece

" çekme " kelimesine benzer sonuçlar

çekmece kelime anlamı nedir ne demek ? çekmece

mücre mücüre göz İçinde mücevherat veya başka değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık Gemilerin barınabilecekleri koy Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekme Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekme

Örnek :

Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı." T. Buğra. İçinde mücevherat veya başka değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık

Örnek :

Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim." Y. K. Beyatlı

çekme demir kelime anlamı nedir ne demek ? çekme demir

Haddeden geçirilmiş demir

çekme kat kelime anlamı nedir ne demek ? çekme kat

Apartmanda veya evlerde dört yanı teras olarak bırakılan en üst kat

çekmen kelime anlamı nedir ne demek ? çekmen

şişe çekmekte kullanılan araç Yağmurda ıslanmamak için sırta alınan ve kıldan dokunarak yapılan giysi Vantuz

çekmecesiz kelime anlamı nedir ne demek ? çekmecesiz

Çekmecesi olmayan

çekmeli kelime anlamı nedir ne demek ? çekmeli

Çekmecesi olan Çekmesi veya çekişi olan

çekmeceli kelime anlamı nedir ne demek ? çekmeceli

Çekmecesi olan

çekmelik kelime anlamı nedir ne demek ? çekmelik

Genellikle yemeni gibi giyeceklerde, ayağın daha rahat girmesi için topuk üzerinde bulunan uzun çıkıntı

çekmek kelime anlamı nedir ne demek ? çekmek

ME'V, MATV, METR, METY, NATNATA, MAHT, METT, MAGT, MATT, MASH, HALC, MA'D, MA'Z, SEF', GARM, ŞEBH, SEHB, TECRİR, Tedavi amacıyla uygulamak, Üzerine toplamak, Taşıma gücü olmak, Öğütmek, Düzenleyip yürürlüğe koymak, Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak, Masrafını karşılamak, masrafını çekmek, ikramda bulunmak, Yüklenmek, üzerine almak, etkisi altında bulunmak, Ağırlığı olmak, Herhangi bir engel kurmak, İmbik yardımı ile elde etmek, Çizgi durumunda uzatmak, Söylemek, Yollamak, Asmak, Emip dışarıya çıkarmak, İyice pişmiş duruma gelmek, Dayanmak, katlanmak, Sürmek, Örtmek, giymek, Yürütmek, sürmek, İçki içmek, Ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek, Sıkıştırmak, Herhangi bir anlama almak, Bir duyguyu içinde yaşatmak, Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek, Tıpkısını yazmak veya çizmek, Herhangi bir engel kurmak

Örnek :

Derenin kış yaz kurumayan suları böğürtlen fidanlarını yükseltmiş, iki tarafa yemiş dolu bir koyu çit çekmiş." R. H. Karay. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak

Örnek :

Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim diye bekleşiyorlar." S. F. Abasıyanık. İmbik yardımı ile elde etmek. Çizgi durumunda uzatmak

Örnek :

Kirpiğine sürme çek / Kına yak parmağına." F. N. Çamlıbel, Döşemek, Tartıda ağırlığı olmak

Örnek :

Tartsaydınız kırk, kırk beş kilodan fazla çekmezdi." P. Safa, Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak, Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak, Hoşa gitmek, sarmak, Dikkat, ilgi vb.ni üzerine toplamak

Örnek :

Bu kadın iyi terzi elinden çıkmış koyu renk elbiseleri içinde biçimli vücuduyla az sonra dikkati çeker." R. H. Karay, Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak, Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerinde tespit etmek, Yüklenmek, üzerine almak, etkisi altında bulunmak

Örnek :

Senin yüzünden bir hâl olursa, azabını ömrün boyunca çekersin, ağabey..." H. Taner, Sekiz yaşından beri çekiyordum." P. Safa, Bir yerden başka bir yere taşımak, Germek. İçine almak, emmek, Taşıtı bir yere bırakmak, koymak, Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek

Örnek :

Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı." R. N. Güntekin, Bir amaçla ortadan kaldırmak, Solukla içine almak

Örnek :

Beş defa yutkunup üç defa burnunu çektikten sonra anlattı." B. R. Eyuboğlu. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak

Örnek :

Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi." T. Buğra, Güç durumlara dayanmak, katlanmak

Örnek :

Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı, Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak, Atmak, vurmak, Kaçan ilmeği örmek, Masrafını karşılamak, masrafını çekmek, ikramda bulunmak

Örnek :

Beni lokantasına götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti." H. E. Adıvar, Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak, Yollamak

Örnek :

Çektikleri telgrafı babasıyla annesi, bakalım, alabilecekler mi?" A. İlhan, Boya, badana vb. sürmek, Kayığa tehlike bayrakları çektik." Halikarnas Balıkçısı, Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek, Bırakmak, koymak, Üzerinde bulunan bir silâhla saldırmak için davranmak, Solukla içine almak, İçine almak, emmek, Germek, Demir attık, Asmak

Örnek :

Açıkta durduk, Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak, Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek

Örnek :

Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur." T. Buğra, Yürütmek, sürmek

Örnek :

Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın." Y. K. Beyatlı, Bir duyguyu içinde yaşatmak

Örnek :

Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum." R. H. Karay. İçki içmek

Örnek :

Çok kimse rakısını bağında çekiyordu." F. R. Atay, Herhangi bir anlama almak. Örtmek, giymek

Örnek :

Yorganınızı başınıza çeker ve uykunuza devam edersiniz." R. H. Karay, Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek, Söylemek

Örnek :

Bir nutuk çekmeğe başlarken birdenbire yutkunmuş susmuştu." Y. K. Beyatlı, Daralıp kısalmak, Yol, ay sürmek

Örnek :

Sevmediğim ayların çoğu otuz bir çeker, uzundur." B. Felek, Geri almak, MATL, Parmak veya mızrapla çalınan çalgı, Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması, Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak, Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekmece

Örnek :

Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü." H. Taner, Çekmek işi

Örnek :

Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı." C. Uçuk, Çekmek işi, Düzgün biçimli. Çekilerek giyilen veya kullanılan

Örnek :

Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı." R. H. Karay, Kızı zorla, isteği olmadan kaçırmak, Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekmece, İş yaparken giyilen bir tür şalvar, Çekilerek giyilen veya kullanılan, Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi, Düzgün biçimli,

Çekme Mukavelesi kelime anlamı nedir ne demek ? Çekme Mukavelesi

Deniz Taşimaciliğinda Bir Mavnanin Yük Ve Mürettebatiyle Birlikte Bir Yerden Bir Diğer Yere Çekilerek Götürülmesine Dair Sözleşme, Cer Sözleşmesi.

çekmezlik kelime anlamı nedir ne demek ? çekmezlik

(kumaş için) boyut değiştirmeme özelliği.

çekmez kelime anlamı nedir ne demek ? çekmez

taşımaz, kaldırmaz. // yıkandığında ya da bir mekanik işlemden geçirildiğinde boyut değiştirmeyen.

çekmenli kelime anlamı nedir ne demek ? çekmenli

çekmeni olan hayvan.

çekmel kelime anlamı nedir ne demek ? çekmel

yüksek dallardaki meyveleri toplamakta kullanılan ucu çatallı sopa.

çekmekat kelime anlamı nedir ne demek ? çekmekat

yapılarda dört yanı teras olarak bırakılan en üst kat.

çekmek, -er kelime anlamı nedir ne demek ? çekmek, -er

bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. // (taşıt için) bırakmak, koymak.

" çekme " kelimesi içeren ata sözleri

Adam hacı mı olur ulasmakla Mekke Adam hacı mı olur ulasmakla Mekke'ye, esek dervis mi olur tas çekmekle tekkeye?

Belli bir düzeye erismek, o durumun gerektirdiği nitelikleri tasımakla (ya da yerine getirmekle) gerçeklesir. Görünüsü ona benzetmekle değil.

Ağa borç eder, usak harç. Ata Sözü Ağa borç eder, usak harç.

Efendisi para sıkıntısı içinde olup borç etse bile usak halden anlamaz. Para sıkıntısı çekmedikleri zamanlardaki bol harcamayı sürdürür.

Ağlamakla yar ele girmez. Ata Sözü Ağlamakla yar ele girmez.

Dnsanın çok sevdiği sey, sadece özlemini çekmekle elde edilemez. Onu ele geçirmenin yollarını bulmak gerekir.

Ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar. Ata Sözü Ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar.

Yazın sıcak günlerinde tarlada çalısan kisi, zahiresini kazanır; kısın soğuk günlerinde geçim sıkıntısı çekmez. Krs. Ağustosta gölge kovan..., Yazın bası pisenin...

Al malın iyisini, çekme kaygısını. Ata Sözü Al malın iyisini, çekme kaygısını.

Malın iyisini alan, onu tasasız kullanır. Sağlamdır, güzeldir, kullanıldığı sürece insanı rahatsız edecek bir durumu yoktur.

Basım acemi berbere teslim eden, cebinden pamuğunu eksik etmez (etmesin). Ata Sözü Basım acemi berbere teslim eden, cebinden pamuğunu eksik etmez (etmesin).

Ds basına deneyimsiz yönetici getirenler, onun yaratacağı sıkıntı ve zararları çekmeye hazır olmalıdırlar.

Borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar). Ata Sözü Borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar).

Borç etmek istemeyen fazla açılmaz; suna buna ziyafet çekmez. Giderlerini kısar; kendi durumuna uygun bir yasama yolu tutar.

Canı kaymak isteyen mandayı yanında tasır. Ata Sözü Canı kaymak isteyen mandayı yanında tasır.

Güzel bir yasayıs sürmek isteyen kisi, bu yasayısın yükünü çekmeyi göze almalı ve gerektirdiği kaynakları eli altında bulundurmalıdır. Krs. Zemheride yoğurt isteyen..., Kaymağı seven..., Asure yemeye giden kasığını tasır, Pilav yiyen kasığını yanında tasır, Kaymağı seven mandayı yanında tasır.

Cefayı çekmeyen safanın kadrini bilmez. Ata Sözü Cefayı çekmeyen safanın kadrini bilmez.

Sıkıntı çekmemis olanlar, eristikleri rahatlık ve mutluluğun değerini gereği gibi ölçemezler.

Çanakta balın olsun, Yemen Çanakta balın olsun, Yemen'den (Bagdat'tan) arı gelir. (Pekmez gibi malın olsun,

Antakya'dan sinek gelir). Güzel malı olan kimse, müsteri bulma kaygısı çekmez. Reklam yapmasa bile en uzak yerlerden istekliler çıkar. Krs. Satılık ziftin olsun...

Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını. Ata Sözü Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.

Bir girisimden iyi sonuç almak isteyen, temeli sağlam kurmalıdır. Nitekim ekilen tohum güzel olursa çıkan ekin de güzel, güçlü, bol olur.

Dki çıplak bir hamamda yakısır. Ata Sözü Dki çıplak bir hamamda yakısır.

Evlenecek çiftten biri yoksul ise ötekinin az çok bir seyleri bulunmalıdır ki için de barınabilecekleri bir ev açabilsinler ve orada büyük bir sıkıntı çekmeden yasayabilsinler.

Dstah disin dibindedir. Ata Sözü Dstah disin dibindedir.

Bir sey yemeyi canı çekmeyen kimse, yiyecekten bir parça tadınca istahının açıldığını görür.

Korkunun ecele faydası yoktur. Ata Sözü Korkunun ecele faydası yoktur.

Kisi korkmakla kendisine gelecek bir zararı önleyemez. Olacak olur. Bunun için bos yere korkup üzüntü çekmemelidir.

Köylü birbirine düsmezse Osmanlı mıkla (kıymalı yumurta) yiyemez. Ata Sözü Köylü birbirine düsmezse Osmanlı mıkla (kıymalı yumurta) yiyemez.

Eski dönemden kalma bir söz: Halkın birbirine düsmesi güvenlik görevlisinin isine gelir. Çünkü her grup güvenlik görevlisini yanına çekmek için ona çıkar sağlar.

Lokma karın doyurmaz, sefkat artırır. Ata Sözü Lokma karın doyurmaz, sefkat artırır.

Bir kimseye ziyafet çekmek, ya da armağan vermek, onun karnını doyurduğu, bir gereksemesini karsıladığı için değil, aradaki sevgiyi artırdığı için değerlidir.

Rüzgarın önüne düsmeyen yorulur. Ata Sözü Rüzgarın önüne düsmeyen yorulur.

Toplumun genel gidisine uyan kisi rahat eder. Akıntıya kürek çekmeye kalkan yorulur, basarısızlığa uğrar.

Tevekkelin (tevekküllünün) gemisi batmaz (eseğini kurt yemez). Ata Sözü Tevekkelin (tevekküllünün) gemisi batmaz (eseğini kurt yemez).

Gereken tedbirleri aldıktan sonra daha fazla titizlik göstermeyip sonucu Tanrı'nın dileğine bırakan kimse rahat eder. Zarar kaygısı çekmez.

Yoldan (yol ile) giden yorulmaz. Ata Sözü Yoldan (yol ile) giden yorulmaz.

Bir isi yoluyla, yöntemiyle yapan güçlük çekmez.

Sayfa başına dön