Goz kelime anlamı nedir ne demek " goz " kelime anlamı

Kelime Dili : Türkçe
Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri me ÇEŞM ayn BİNA MUKLE dide dünya penceresi NAZIRA basar lakrima Suyun topraktan kaynadığı yer Suyun kaynağı Terazi gözü çekmece Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk çürük, temelsiz Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar Terazi kefesi Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar

Örnek :

İnsanı gözle yiyip bitirirler." Ö. Seyfettin Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı Delik, boşluk

Örnek :

Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır." S. F. Abasıyanık. Çekme, çekmecelerin her biri Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak

Örnek :

Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?" T. Buğra Bazı deyimlerde, görme ve bakma. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış Bakış, görüş Bölüm, hane Bazı yaraların uç bölümü İçine girilen, öteberi konulan, bölümleri olan bir şeyin her bölmesi Çekme, çekmecelerin her biri Görme organı Delik, boşluk Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak Görme ve bakma İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış Bölüm, kesim MEDAMİ'
Not : Bu sayfa üzerinde goz kelime anlamı gösterilmektedir. goz kelime anlamı nedir ? goz ne demek ? Sözlük anlamı nedir ? gibi sorulara bu sayfa üzerinden cevap bulabilirsiniz. Ayrıca goz kelimesi ingilizce almanca çevirisi ve anlamı bu sayfa üzerinde gösterilmektedir. Sözlük Bu ekibi olarak kelimelerin en anlaşılır anlamlarını eklemeye çalışıyoruz. Burada yer alan goz kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çeviri işlemlerini, imla klavuzu hatalarını, yazım veya sözlük hatalarını lütfen bize bildiriniz. ( goz kelime anlamı nedir ne demek ? )

" goz " kelimesine benzer sonuçlar

gozlemci kelime anlamı nedir ne demek ? gozlemci

MÜŞAHİT rasatçı Gözlem evinde gözlem yapan kimse Gözlem evinde gözlem yapan kimse, rasıt Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genellikle söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit

gozlem kelime anlamı nedir ne demek ? gozlem

müşahede rasat observasyon Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi Bir gök cismini veya olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede

Örnek :

Onun romanları düş gücüne değil, gözlem gücüne dayanır." S. Birsel. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem

goz bankasi kelime anlamı nedir ne demek ? goz bankasi

Gerektikçe başkalarına aktarılmak için ölümlerinden hemen sonra gönüllülerin gözündeki saydam tabakanın alınıp saklandığı göz kliniği

goz kapagi kelime anlamı nedir ne demek ? goz kapagi

CEFN Göz yuvarlarının önünde bulunan, birbirine yaklaşarak gözü örten, kenarlarında kirpikler bulunan koruyucu organ

gozyasi kelime anlamı nedir ne demek ? gozyasi

eşkbâr Gözyaşı bezlerinin salgıladığı, bazı etkilerle akan duru sıvı damlacıklarından her biri

Örnek :

Her kadının gözyaşını dindireceğine kaniydi." P. Safa lakrima eşk ATEŞ MEDMA' Gözyaşı bezlerinin salgıladığı, bazı etkilerle akan duru sıvı damlacıklarından her biri ABRE DAM' GARB

goz doktoru kelime anlamı nedir ne demek ? goz doktoru

KEHHAL

goz kamastiran kelime anlamı nedir ne demek ? goz kamastiran

MUHTATİF

goze kelime anlamı nedir ne demek ? goze

Oluksuz küçük su kaynağı, Kalbur, Doğal su kaynağı, Su kaynağı, Hücre,

gozler kelime anlamı nedir ne demek ? gozler

MEDAMİ', Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri, me, ÇEŞM, ayn, BİNA, MUKLE, dide, dünya penceresi, NAZIRA, basar, lakrima, Suyun topraktan kaynadığı yer, Suyun kaynağı, Terazi gözü, çekmece, Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, çürük, temelsiz, Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar, Terazi kefesi, Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar

Örnek :

İnsanı gözle yiyip bitirirler." Ö. Seyfettin, Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı, Delik, boşluk

Örnek :

Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır." S. F. Abasıyanık. Çekme, çekmecelerin her biri, Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak

Örnek :

Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?" T. Buğra, Bazı deyimlerde, görme ve bakma. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış, Bakış, görüş, Bölüm, hane, Bazı yaraların uç bölümü, İçine girilen, öteberi konulan, bölümleri olan bir şeyin her bölmesi, Çekme, çekmecelerin her biri, Görme organı, Delik, boşluk, Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak, Görme ve bakma, İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış, Bölüm, kesim,

gozle kelime anlamı nedir ne demek ? gozle

gözlemlemek, TA'KİB, Koumak, kollamak, İncelemek, araştırmak, Dikkatle bakmak, tarassut etmek, Dikkatle bakmak, tarassut etmek. İncelemek, araştırmak, Gizlice bakmak, gözetlemek, Korumak, kollamak, Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek,

goz bebegi kelime anlamı nedir ne demek ? goz bebegi

Işığın azlığına veya çokluğuna göre büyüyüp küçülen, gözde irisin ortasındaki yuvarlak delik: "Göz bebeklerinde o ara beliriveren pırıltıyı, acaba neye yormalı?" A. İlhan, (sıfat, mecaz) Çok sevilen, önem verilen (kimse vb.): "Bir insanla değil, bir milletin göz bebeği ile evleniyorsun." H. Taner, DİDE, bebek, HUNDURE, Çok sevilen, önem verilen (kimse vb.), Işığın azlığına veya çokluğuna göre büyüyüp küçülen, gözde irisin ortasındaki yuvarlak delik,

" goz " kelimesi içeren ata sözleri

Nacarın (marangozun) kapısı sırımla bağlı olur. Ata Sözü Nacarın (marangozun) kapısı sırımla bağlı olur.

Bkz.Terzi kendi söküğünü dikemez.

Sayfa başına dön